Efsane kaptanımız Sayın Selçuk YULA ile yaklaşık 3,5 saat süren sohbetimiz çok eğlenceli geçti kendisiyle bir çok konu hakkinda konustuk. Aşağıda bu sohbetimizden hafizamizda kalan önemli başlıkları bulabilirsiniz. Bizi eskilere goturen kendisiyle sohbet etme onurunu bize veren Kaptanimiza onikinumara.com olarak TESEKKUR EDİYORUZ.
Onikinumara olarak bizleri nereden duydunuz,tanıdınız;Aktif bir internet kullanıcısı mısınız?
İnternetle aram pek yoktur benim ama sizlerle ilk tanışmam sayın Feryal Pere’nin hazırlayıp sunduğu "Yüksek Kramponlar programında oldu. O programın tamamını seyrettim ve çok hoşuma gitti. Cana yakın ve içten bir grupsunuz.
Biz de sayfamızda da Selçuk Yula yazılarını görmek isteriz. Böyle bir onuru bize verirseniz çok mutlu oluruz.
Size yardımcı olabilmek adına benim yapabileceğim sayfanıza yazı yazabilmek ve isterseniz de belirli aralıklarla toplanıp, mesela ayda bir güncel konularla ilgili söyleşiler yapabiliriz.
Çok sevilen bir sporculuk yaşamınız ve ardında da devam eden bir yazarlık döneminiz var, yazılarınızı yazarken diğer spor programlarını izler oralardan fikir alırmısınız?
Ben sadece maçları takip ederim, maçlara giderim ve kendi doğrularımı yazarım. Başka bir yazarın ne dediği ya da başka bir programda ki yorumlar beni ilgilendirmez. Ben doğruları söylerim bundan asla taviz vermem.
Basın ve medya hakkındaki yorumunuz nedir?
Fenerbahçe Türkiye’deki en büyük sivil toplum örgütü. Malasef basın,Fenerbahçe üzerinden para kazanıyor, prim yapıyor. Fenerbahçeli medya yok. Fenerbahçe’yi kullanan medya var.
Alex hakkındaki düşünceleriniz nedir?
Alex Fenerbahçe için gerekli bir futbolcudur. Alex olmaz ise bu takım şampiyon olamaz. Tıpkı 2 sene önce Nobre’nin bu takımı şampiyon yaptığı gibi, ama Nobre’de daha sonra yuhalandı ve gitti. Şimdi de aynı şeyi Alex’e yapıyorlar. Bunun tek şuçlusu kamuoyudur, taraftarları galeyana getirip, bu olayların olmasını sağlıyorlar. Ancak onların amaçları sadece programlarına reyting kazandırmaktır, başka amaçları yok. Bu olayları bilmeyen halkta,o programları seyrederek ve de hatta katılarak, bu oyunun birer parçaları oluyorlar.
Fenerbahçe taraftarının kendi arasında birlik nasıl sağlanabilir sizce?
Taraftarlar,evet kesinlikle çok dağıldı maçlarda bile birlikte tezahürat yapamaz hale geldiler. Sadece maç başlarken yapılan ilk tezahürat devam edilebiliyor ondan sonrası yok. Bu sahaya elbette yansıyordur. Benim en son hatırladığım, Gaziantep maçında tüm taraftarlar bir bütündü ve taraftar sahaya inip resmen 3-0 dan 4-3 maçı aldırdı futbolculara. Birliktelik için bir dönem girişim yapıldı taraftar birliği toplantısı adı altında, bir birlik oluşturulmak istendi ama şuan için onda da bir başarı sağlanamadı. Gurupların gücü inkâr edilemez. Ancak birlikte olunmadıktan sonra güç tam güç olmuyor, destek verilemiyor.
Sizin futbol oynadığınız zamanki ki taraftar ile şimdiki taraftar arasında ki farklar nelerdir?
Bizim zamanımızda kombine yoktu. Bilet alabilmek için taraftar bir gün önceden stad çevresine gelir ve orada sabahlardı. İnsanlar orada tanışır ve kaynaşırdı. Maça girebilmek uğruna kavgalar edilirdi, Taraftarlarda kader birliği yaparlardı bu birliktelik sahaya yansırdı ve biz uğultudan nasıl futbol oynandığımızı bilmezdik.
Sizin döneminizde taraftar ve futbolcu ilişkisi nasıldı? Daha mı yakındınız?
Tabii ki böyle tesisleşme olmadığı için biz taraftarlarımızla her şeyde iç içeydik. Bunun hem iyi hem de kötü yanları vardı. Taraftar takımın direk parçası gibi hissederdi kendini, bize yakın olduğu için. Ama şimdiki sistemde futbolcu için çok güzel ve olması gerekende böyle ;Çünkü maç hazırlıklarını, kamplarını en iyi şekilde yapabiliyor futbolcular. Biz maç günü insanlara bilet ayarlamaktan dinlenemezdik ki. Hem güzel hem de yorucuydu bizim dönemimiz.
Bunula ilgili bir anınız var mı? Bize anlatabileceğiniz.
Bir gün dereağzında antrenmana çıktık. Sanırım kaybedilen bir maçtan sonraydı. Antrenman sahasına adım attık birde baktık ki 200 kişiye yakın bir kalabalık sopalarla üzerimize doğru koşuyor, meğer bizi beklemişler saklanmışlar orda. Hiç unutamam bunu...
Kombine sistemine dönülmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Fenerbahçe’nin tesisleşmesi ve büyümesi için gerekli bir adımdı ve daha da büyüyerek devam edecektir.
Bedava bilet konusu halen devam ediyor mu sizce?
Ben böyle şeylerle ilgilenmem ama bildiğim son iki senede böyle bir şey yok.
Sizin futbolcu olduğunuz dönemdeki spor yazarları ve şimdi ki dönem desek,arada fark var mı; Bu konuda ne söylersiniz?
Hiçbir fark yok. O döneme bakın ki halen aynı kişiler var yazı yazan o dönemde neyse tarzları ve tavırları, şu anda da aynıdır. O dönem Hiddink efendi diyenler şimdi de Zico efendi diyorlar, bir değişiklik yok.
Geçen sene kaçan şampiyonluk için ne düşünüyorsunuz?
Biz kaçırmadık ki, darbeden dolayı resmen şampiyon yapılmadık.
Takımın durumu ne olursa olsun Zico seneye kalmalımı?
Kesinlikle kalmalı ve Zico’yu kimsenin tartışmaması gerekir. 1974–2006 yılları arası yani 32 yıldan bu yana Didi’den sonra takımı iki yıl üst üste çalıştıran tek teknik direktör Daum’dur.
Ben yazılarımda hep demişimdir gelen Teknik direktör kalmalı, hemen önü kesilip gönderilmemeli diye 4,5 sene önce bu makûs tarih değişmiştir. İstikrar adına Zico kalmalıdır. Zaten şampiyon biziz.
Futbol oynadığınız dönemde uğurunuz varmıydı?
Bir kolyem vardı onu hiç çıkarmazdım.
Fenerbahçe’ de ilk oynadığınız maç hangisidir?
Altay maçıydı ve ilk maçımda ilk golümü penaltıdan atmıştım. İkinci gol Osman’dan gelmişti. Maçı 2–0 almıştık.
Futbol yaşamınızda örnek aldığınız kişiler var mıydı?
Zico benim çocukluk kahramanımdı. Ayrıca Lefter ve Alpaslan Eratlı.
İlk milli formayı hangi takıma karşı giydiniz?
Rusya’ya karşı. 2-0 yenilmiştik.
Yurtdışı transferiniz nasıl oldu? Hangi klübe gittiniz?
Almanya’nın Blauweise 90 Berlın takımına transfer oldum. Transferim büyük olmuştu ve nakit para getirmişlerdi beni alırken. Hiç unutmuyorum ayrılırken ağlamıştım. Kolay olmamıştı benim için.
Sarıyer forması ile Fenerbahçe’ye attığınız bir gol var. O anki düşünceleriniz nelerdi?
Futbol benim işim ve profesyonelliğin gerektirdiğini yaptım ben. Çıktım, oynadım ve golümü attım. Ama sevinip üzülmek bana kalan bir duyguydu. Maç için sahaya çıktığımda tüm tribünler Selçuk diye bağırıyorlar ve beni alkışlıyorlardı. Bende onları alkışladım. Bu inanılmaz mutluluk verici bir duyguydu. Golü attığım an hiçbir arkadaşım yanıma gelmedi biliyorlardı beni ve bende başımı önüme eğip santraya yürüdüm. Tek yapabileceğim buydu.
Şu anda ki takımda sizin stilinize en yakın gördüğünüz futbolcu kimdir?
Aslında bir çok yetenekli oyuncu var. Mehmet Yozgatlıyı son vuruş ve kaleye dripling açısından kendime daha yakın buluyorum. Deıvıd’ın son vuruşuda benimkilere benziyor. Tuncayıda beğeniyorum.
Futbola nasıl başladınız?
Kendim sevdim ve istedim, kimsenin etkisi olmadı.O dönemde basketbol'da oynuyordum.Zaten futboldaki kıvraklığımıda basketbol oynamama borçluyum.
Biz biliyoruz ki siz iki üniversite bitirdiniz futbol ve okul nasıl oldu?
Ben iki üniversite bitirdim ama ikisi de devam mecburiyeti olmayan okullardı o yüzden futboluma bir sorun oluşturmadı.
Altyapıda da hocalık yaptınız. Altyapı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Altyapı çok önemli ve Fenerbahçe’nin alt yapısı da çok kuvvetlendi. Alt yapıdan çıkmaya başlayan sporcularımız var ve daha da olacak.
Sizce başarıda sistem mi daha önemlidir yoksa bireysel yeteneği olan futbolcuların çoğunlu mu?
Yetenek çok önemlidir ancak futbolcuların yeteneklerini sisteme empoze etmek gerekir, ayrıca rakibe göre maç sırasında sistem değişebilir.
Son söz olarak sunu söylemek istiyorum taraftar dernekleri ne kadar çoğalırsa taraftar birliği o kadar sağlam olacaktır. Aziz başkanın dernek açılışlarına gitmesi ve desteklemesi bunun göstergesidir. Kendisinin de dediği gibi “Fenerbahçe Kulübü Buradadır"
Futbolcu yazar olarak "içimizdeki irlandalı olmayan" tek adam. Adama gibi Adam.
sibelinsahasi 09 Nis 2007
Süper bir insan...Yazılarıyla her zaman bize ışık tutacak....Tebrikler onikinumara
raoui 09 Nis 2007
o bir duayen..o bizim icin coldeki vaha kadar degerli...yazilari bize ısık olan cok buyuk bir usta...
kanaryahakan 08 Nis 2007
Selçuk Abi'yi çoook seviyorum... Kendisiyle ilk olarak üyesi olduğum Gönüllüler Derneğinde karşılaştık. O kadar sıcak bir insan ki kelimelerle ifade edemem. Zaten bu camia'da hakkımızı savunan, objektif iki isimden biri. Öbür isimde bende kalsın... Röportaj için çok teşekkürler. Emeğinize sağlık...
dr.t.caglayan 08 Nis 2007
SELÇUK YULA HAKKIMIZI ARAMAYA ÇALIŞIYOR,FAKAT ÖYLE KÖTÜ BİR DÜZEN KURMUŞLAR Kİ NE YAPACAĞIMIZI ŞAŞIRDIK.MEHMET DEMİRKOL TRT 1 DE FENERBAHÇEMİZE BÜYÜK ZARAR VERİYOR.